FARUK SARAÇ “ARTIK MODA EĞİTİMDEN GEÇİYOR”

6 Mayıs 2015 Çarşamba  17:55




Erkek modasına 34 yılınızı verdiniz hayatınızda ve moda çizginizdeki değişiklikleri anlatır mısınız?
 
Bu yıl meslek hayatımın 34. yılım hepimizin hayatı bir maraton, kısa koşmuyoruz diye düşünüyorum.maratonun içinde nefesle ilgili kendi vücudunla ilgili beyninle ilgili çok şey var. Gerçekten uzun maraton koşmak denge ister . Hayat istediğimiz gibi gidiyormu?  isteklerimiz elimizden geldiği kadar yapmaya çalışıyoruz. Örnek vermek gerekirse benim 1981 yılından itibaren başladığım Butik Bahar olarak başladığım ilk yer  1987 yılında Faruk Saraç olarak başladım . Yürüttüğümüz bir olayımız dı tabi burada  yaptığımız işlerin haricinde 25 yılımızdan sonra çok fazla bir şey yapmak istemedim 8 mağzam vardı.
 
50 yaşına gelmiştim o zaman ne gerek var . Türkiye de şöyle bir olay var. Eğer siz bir mağazacılık olayına girmek istiyorsanız 25 mağzanız  3-5 Autletim olması lazımdı ki  ben de onlarla beraber yürüme şansım olmalı işte şubelerimizden sıvis otel, Ankara, Cadde bostan, Kadıköy, Ak Merkez, Levent gibi yerlerde mağaza zincirim vardı. Ve markanın oralarda taşıma imkanım vardı. Çünkü Türkiye de bir defa Cadde mağazacılığı bitimol mağazacılığı başladı,.
 
Bu çok önemli altı çizilecek olan bir olgu. Türkiye de mağzacılığın Ülkemizde şöyle bir süreçti. Mağzacılığın Caddede çok ayrı  bir anbinası vardı. Ve ağırlığı vardı. Ne yaptılar  mağzacılığın dışında her şeyi molere  taşıdılar. Yani insanları beli bir yere gelsin tüm alışverişi orada yapsınlar. Ne  yaptılar görseliği kaybettiler. Her taraf ayrı bir ambians oldu. Örneğin Bağdat Caddesi benim için çok özel idi  Cadde bostanda benim mağzam vardı. Orada sadece mağzalar vardı. Hiç bir Cafe yemek vesaire yoktu.
 
Ama  şuanda git bağdat caddesine bak her taraf olduğu gibi  yemek ve cafe olmuş bu şekilde mağzacılık bitti. Zaten İstanbul'un en büyük problemi Trafik, Zaten her şeyle beraber İstanbul kilitlendi. Mağzacılıkda ki olan sitemde şu oldu  AVM ler  Eskiden İzmit den ve şehir dışından bize gelirlerdi alışverişe Eskiden nokta alışverişi olurdu. Eskiden İstanbul Sosyete ve cemiyet aynı yerden giyinirdi. Beli mağzalrı vardı. AVM ler ilk önce Bakırköy Galerya ,  ardından Akmerkez ve dalga dalga yurdun her yerine yayıldı.  AVM şehrine dönüştü. Her ilçenin her bölgenin ayrı AVKM leri oluştu. Ben Akmerkez de hizmet verirken tüm bu AVM lere yetişme şansım yoktu ve fabrikasyona girmek istemiyordum. bunu da yaptım Çünkü Marka demek Güven demek ve iyi hizmet ve doğruyu vermek demektir. Bu yüzden mağzacılığı bırakmış oldum sadece 1997 de Levent'de ki merkezimizde hizmet vermeye başladım. Zaten ben kendimi tarif ederken önünde önlüğü olan Karavan yemek pişirmeyen ev yemekleri yapan bir insan olarak gördüm.. Çünkü müşteri sana geliyorsa sen bir ürün ortaya koyuyorsun, ürünün kalitesi çok önemli.
 
TÜKETİCİ KANDIRILIYOR
 
Ve bu ürünü doğru tüketmek gerekiyor. Tabi bir de parakende den açılmışken Ben Kadıköy de mağzamız olduğunda 1 Agustos ve 25 Agustos tarihleri arsında  indirim yapılırdı. Ve asla bunun dışında hiç bir şekilde indirim yapılmazdı. Şimdi Günümüzdeki anlayış ne oldu?  öyle önemli markalar gazetelerde ilan veriyor diyorlar ki sezona indirimle başladık diyorlar. Böyle bir şey ola bilirmi?  yeni sezonu indirimle giriyorlar.Çok fazla ürünle piyasaya giriyorlar ve 365 gün indirim  yapıyorlar. Sezona girilen ürünler  belidir. Bunlar ne yapıyorlar,. 1 liraya yaptıkları ürünü 3 liraya indirim bahanesi ile  Satıyorlar. Burada hem halkı kandırıyorlar hem kalitesiz ürün satıyorlar. Elde kalan ürünleri de bu  yola eritiyorlar. Ve tüketiciyi kandırıyorlar. Hiç bir firma sahibi bir defa zarar ettiği malı satamaz ki , bu kadar kira bu kadar insan çalıştırıyorsunuz. nereye kadar.
 
BEDELİNİ GÖZE ALANLAR İÇİN HAYATTA HER ZAMAN ÖZGÜRLÜK VARDIR
 
Sayın Saraç bu kadar çileli bir moda dünyasında zirveyi eğitimci olarak çok önemli bir yerdesiniz bu işin sırrı nedir?
 
Fabrika açmayı bıraktım yatırımları bir yana bırakıp bu işin eğitimine soyundum. Çünkü damatlık ve Simokin benim en önemli mutfaklarımdan birisi insanların  herkesin bir yapmak istedikleri şeyler bir de yapamadıkları vardır. Kendini konumlandırırken zirve diye bir olgu vardır. Hele Türkiye de zirvede kalmak en zor olanıdır. Bu yolda yürüyen tüm ünlü insanlar bakın bu  insanlar çok bedel öder.  Zirvedeki bütün şöhretler yalnızdırlar  Sarı Zeybek  Atatürkü'ün ne kadar şık ve moderin giyindiğini gösterdim. Bu  ilklerden birisidir. Tabi burada bilgi satın alınamaz verilir diye düşünüyorum. Benim hayatta bir prensibim vardır. benden giyinen hiç kimsenin adını asla basınla paylaşmadım paylaşmamda.

Söylediğim anda anormal insanlar şaşırır.Çünkü bu insanlar ban güvenerek gelmiş, reklam için değil. reklam başka bir şey, Ben Kadir Has, Üzeyir Garih, Ayhan Şahink Alman Bakanları , Jameika Cumhur başkanı  Rici Martin, bunlar kendi içerisinde ayrı bir yeri olan birer yelpaze bunlar benim portveyimde olan dostlarım. Bunun içerisinde erkek sanatçıların  hepsi ama hepsi benden giyinmiştir ve hala giyiniyorlar.. Aklınıza kim gelirse  bizim müşterilerimiz. İnsanlar sermayeyi para olarak görmekte. oysa öyle  değil sen tercübe ve bilgi, birikiminle bir yerlere gele bilirsin. Altın Bilezik dediğimiz şey işte bu birikim ve geriye dönüp baktığınızda dolu dolu bir 34 yılı geride bırakmışız.  Allahıma çok şükür bu vesile ile isim yaptım 200 e yakın defillem var. Ve çok önemli koleksiyonlar Padişahın esbabı var 36 padişah valide Sultan 2000 yılında daha AKP iktidar olmadan ben bunları yaptım.

Yani henüz Muhteşem Yüzyıl  yok iken benim arşivlerimde Muhteşem eserler ve Yüzyıl var idi yani 700 parçalık koleksiyondan bahsediyoruz.  Altın ve kumaş işlemeleri Geçmişten günümüze polis kıyafetleri yani kurumsal çalışmalarımı hala anlatmıyorum.  Onları da anlatırsam Türk Havayolları, Zabıta, Polis, İtfaye aklınıza hangi kurum gelirse onların tüm tasarımlarını biz yaptık ve hala o kılık kıyafetleri kullanıyorlar . Bunların yanı sıra Bir Tılısım Koleksiyonum var ki  Kainatı ortaya koymaya karar verdim, Ay, Güneş Yıldızlar , burçlar vesaire  Ateş, Hava, Su Toprak 99 manken ile podyumlarda 2007 de görücüye çıktı. Bu da Türkiye de bir ilktir.
 
Vakıf nasıl ortaya çıktı? 30 yıllık birikiminizi neden üniversiteye yatırdınız?
 
Ben şunun farkına  vardım ve 1999 yılında bir Vakıf kurdum ."Faruk Saraç Moda ve sanat Vakfı" Bu vakfın amacı şuydu Hayır işleri yani hayır demek ila para dağıtmak yad yardım etmek anlamında algılanmasın. Bizde  Vakıf da ki gençleri , çocukları yetiştirerek  yola çıktım bu vakfın içerisinde okul ve müzemi de almıştım. Bir okulum olsun bilgimi birikimi gençlerle paylaşmak. Tamamiyle tesadüf oldu. Bursa da ipek fabrikası 25 yıldır boş idi benimde 25. yılım o  sene ve ilk ipek fabrikası  ve bu fabrika  1852 yılında kurulmuş olan bir tarihi yapı idi satın aldım. Ve burada altını çiziyorum  hiç bir devlet kurumundan hiç bir şahıs dan tek kuruş yardım almadan 30 yılık emeğimi  götürüp Bursa ya yatırdım ve burada bir Üniversite açtım. Yök'e  bağlı içerisinde 5 ayrı bölüm olan bir üniversite moda, tasarım, moda yönetimi, grafik ve dış ticaret var. Bu yatırımın arsında burasıda mevcut bunun ban ticari olarak hiç bir getirisi yoktur.  Moda üzerine öğrenciler  yetiştiriyorum. Yetimhanelerden de öğrenciler alıp ingilizce öğretiyorum. Çünkü hayatta kimsesiz olmak çok zordur ancak onu o anlar. Benim Bu vakfı kurmadaki tek amacım hem modaya gerçek anlamda hizmet etmek hemde ilklere imzamı atmaktı. Daha yapacağım o kadar çok  şeyler var ki nefesim yettiği sürece hizmet etmeye devam edeceğim. ben yaptığım işleri anlatmayı  seven bir adam değilim. İnsanlar birikimnine ev alıyor, araba alıyor, arsa alıyor, binalar alıyor. Oysa ben bir iş adamı değilim, ben bir sanayici değilim. Ben  Kültür ve sanatdan büyük zevk alan biriyim.  Ben Bir Aşık Veysel Hayranıyım.  Ben bir Müzeyyen Sener Hayranıyım  Ben Bir Mimar Sinan Hayranıyım  ancak 3 kişi saya bildim. Gelen bir nesile sen bir şey bırakmadığın süre içinde o nesil yenisini eskisini anlayamaz.Hayat böyle bir şey ben bu pencereden bakıyorum. Ben Ticari düşünmüş olsaydım İstanbul da ki otelimi otel de yapa bilirdim. Denize sıfır ve manzarası mükemmel . Ben eğitimi seçtim Türkiye de 182 üniversite arasında şu an en alt sıradayım. Çünkü kontenjanım çok az 300 öğrencim var. fazla talebede almıyorum. 77 Akademisyenim var ve hocalarım var. Büyük rakamlarla da öğrenci okutmuyoruz


 
KORKAKLAR HER GÜN ÖLÜYOR
 
Moda dünyasında bir şey yapmak  istiyorsan modacı tasarımcı kimliğimle tanınan birisiyim ben bir restorancı değilim. Yıllarca modadan ekmek yedim se ilk arabamı moda dan evimi ve çocuklarımın eğitimini moda dünyasından kazandım ise benimde modaya bir şeyler vermem lazımdı . Daha çok şey vereceğim inşallah Ben Plazalar, ticarete bakmadım ben işin kültür ve sanat yönüne baktım. Bu şekilde çok  mutluyum. Çok zengin ola bilirsiniz. Gidin Bursa  sokaklarda Faruk Saraç okulu, tabelaları var.Bu kültürü bu onuru parayla yapmazsınız. Rahmetli  Kadir Has  bey benim 25 yılık müşterimdi çok severdim. Kadir Has Üniversitesni ilk açarken beni de götürdü ve yolda elimi tutu dedi ki oğlum bu kadar hayır hasanet yaptım, ama bu okul beni o kadar heyecanlandırıyor ki burada insan  yetişecek bilim konuşulacak. Bende aynı kanıdayım. Moda da bir sürü duayen insanlar gelip gitmiş bizde gideceğiz. Ama iyi eserler bırakmak bize yeterli. Geçenlerde Japonların dünyaca ünlü bir tasarımcısı ban geldi. Gelirken mili kıyafetleri üzerinde idi. ve bu beni çok etkiledi. Moda demek sadece giyinmek demek değil ki  Okulumda İstanbul Moda Zirvesi yapıyorum yılda bir defa güzel bir tartışmanın olacağı bir zirve, moda günlerini 2016 yılında yapacağım. Şimdi hangi TV kanalını açsanız bir yemek proğramı var. Ya Allah aşkına hangi kadın yemek yapmayı bilmez ki? el insaf ya  Bir Allah'ın kulu da kapımızı çalıp gel Faruk bey bir erkek modasını anlat demiyor.
 
Hayalleriniz gerçek oldu mu?
 
Evet çok şükür  bugünü kadar yapmak istediklerimin hepsin yaptım sayılır. Çünkü amacım  bir Üniversite bir meslek yüksek okulu idi bu da şuan hayatta. İki tane evladım var kızım Cemile Zülel Saraç ise  Koç Üniversitesi  İşletme mezunu ve tamamen  benim eğitim kurumlarımın  başında  Müteveli heyeti  Başkan yardımcısı  oğlum Orhun Faruk Saraç, ise markayı aldı Faruk Saraç'ın tüm simokinler ve kıyafetlerin başında kendilerine teşekkür ederim hayırlı evlatlar. Allah herke böyle evlatlar nasip etsin. Bayrak onların elinde Bu benim kendi isteğimdi mutluluk satın alınamaz
 
MODA TÜRKİYE'DE ÇIRIL ÇIPLAK
 
Moda dünyası gerçekten ülkemizde çırıl çıplak giydiren kimse yok üzerine giysi verilip giydirmediği anlamında değil bun da herkesin suçu var.  Burada yazılı ve görsel medyanında sucu büyük. Çünkü insanlar kendi vücuduna ayıp kelimesiyle bakamıyor. İnsan anatomisini bilmiyorlar.  Biz Usta Çırak ilişkisin uygulamalı olarak yaşatmaya çalışıyoruz. Türkiye de ilk Tasarım Meslek Yüksek Okulu, ben ismini istemedim Ben 5 yıldan beri dışarı çıkmıyorum, çünkü 300 talebem var ve bunların aileleri öğrenciler bizi kendilerine örnek alıyorlar. Çünkü bir okulum var. Benim markam gelip kayıt yapıyorlar ve Türkiye'nin ilk Tasarım  Yüksek okuluyuz . Bunu tarih Yazacak bu yıl 4 mezun verdik. Tüm birimleri moda ve okulu bu merkezde topladık Yüksek lisans yapacağımız bir okul kuruyoruz. Çok önemli teklifler var Amerika dan önemli teklifler var. bundan böyle proje departmanımız var, ve kurumsal çalışmalarımızda buradan devam edecek. Ben gide bildiğim yere kadar gideceğim. çünkü insana yatırım yok modaya yatırım yok. Benim tek beklentim bir Teşekkür  İnşallah Nisan ayında açılışımızı yapacağız. Başarı için gençlerimize bir örnek vermek istiyorum bu benim hayatımdan bir kesittir" Başarı için Zaman Harcamayanlar başarısızlıkların bedelini bir Ömür Boyu öder" ona bir emek vermek lazım ve zaman harcayacaksın  emek vereceksin



Sayfa Adresi: http://magazinekibi.com/haber/FARUK-SARAC-ARTIK-MODA-EGITIMDEN-GECIYOR/391481